Çocuklarda Alt Islatma Sorunu

Çocuk atlını fslatmamayı öğrenmeye ne zaman hazır­dır? Çocuğun mesanesini kontrol etmesi, bağırsaklarını kontrol etmesinden daha zordur; bu bakımdan küçük aptestin! haber vermeyi daha geç öğrenir. Esasen insan her yaşta idrarını bü­yük aptestinden daha zor tutabilir. Çocukların çoğu da iki yaşı­na kadar kakalarını tutmasını öğrendikleri halde iki buçuk ya­şında hâlâ, gece ve gündüz külotlarnı ıslatmaya devam ederler. Çocuk bedenen İdrarını kontrol edecek duruma geldiği zaman çişini etmek İçin oturak iskemlesine oturmakta veya tuvalete gitmekte hiç güçlük çıkarmaz. Bundan da, idrarın çocuğa, dışkı­dan daha az mülkiyet duygusu verdiği sonucu çıkarılabilir.
On iki ve on sekiz ay arasında mesane daha çok idrar saklayabilir. Bebeklerin çoğunun mesanesi, ilk on beş ayda sık ve otomatik olarak boşalır. Daha sonraları ise idrarı daha uzun süre tutabilir hale gelir. On beş on altı ay arasında, anne çocu­ğun iki saat kadar bezini hiç ıslatmadığını görmeye başlar ve tabiî sevinir. Bu aylarda çocuklar genellikle uyudukları sırada altlarını ıslatmazlar. Bundan, çocuğun idrarını tutmasını öğren­diği ve temizlik sorununun çözüldüğü sonucunu çıkarmayın. Be bek daha bu işte sorumlu davranabilecek çağa gelmemiştir. Ge­lişen sadece idrar kesesidir. Bazen on iki aylık bir bebek de oturak iskemlesine oturtulmadığı halde gece altını ıslatmayabi­lir. Genellikle erkek çocuklar bu konuda kızlardan daha geç te­mizlenirler. Kız çocuklar gerek gece, gerek gündüz, uzun süre altlarını ıslatmadan durmayı erkek çocuklardan çabuk öğrenir­ler. Buna karşı iki yaşına kadar her yirmi dakikada bir bezlerini ıslatan bebekler de vardır.
On beş ve on sekiz ay arasında, idrar kesesinin idrarı iki saat tutabilecek hale gelmesi, çocukların artık «temizlenmiş oduğunu» göstermez. Fakat bu aylardan itibaren çocuğa, işini gün­de birkaç kere oturak iskemlesi üstünde gördürmek mümkün­dür. Bununla beraber çocuğun çişinin ne zaman gelmiş olabile­ceğini hesaplayıp, onu iskemleye oturtmak anneye düşer, çün­kü çocuk henüz annesine ihtiyacını haber verebilecek durumda değildir. Hatta bu ihtiyacı kendisi bile farketmez.
On sekiz ye yirmi dört ay arasında çocuk çişin! ha­ber vermeye başlar. İkinci yılın sonuna doğru çocuk çişinin gel­diğini hissetmeye başlamıştır. O zaman annesini önceden haber­dar etmek isteyecektir. Önceden biraz alıştırılmış, yani bu konu­ya bir parça dikkatleri çekilmiş çocuklar haber verme işini tabiatıyla daha kolay yaparlar. Bebeklerin çoğunda bu aşamaya giriş, altını ıslattıktan sonra gelip annesine yaptığını haber verme cocuklarda alt ıslatma sorunu şek­linde kendini gösterir. Çocuğun canınızı sıkmak ya da sizinle alay etmek için böyle davrandığını sanmayın. Aslında artık kü­lotunun ıslanması çocuğu idrar kesesinin dolmasından daha zi­yade rahatsız etmeye başlamıştır. Çocuğun niyeti iyidir, elinden geleni de yapmaktadır. Onun davranışını onayladığınızı belli e-derseniz bir süre sonra tam zamanında haber vermeyi öğrene­cek demektir. Çocuk haber vermeyi öğrendikten sonra da ara sıra altını ıslatabilir. Örneğin oyuna daldığı zaman çişinin gel­diğini fark etmez. O sırada çocukla yine siz meşgul olursanız vakit geçirmeden onu çişe tutabilirsiniz. Bebeğin son aşamaya varması, yani çişinin geldiğini fark etmesi, kendi başına tuvale­te gitmesi, külotunu kendi kendine çıkarıp giymesi biraz daha zaman ister. Çocuklardan bazılarının iki buçuk yaşında da arada bir kaza yapmaları mümkündür ve genellikle çoğu üç yaşından önce sıkıntıdan tamamen kurtulamaz.
Birinci ve ikinci yılda eğitim: Çocuğa altını ıslatma­masını öğretmenin iki şekli vardır: Bu konuda çabuk sonuç al­mak istiyorsanız (temizlik eğitimine birinci yılın sonunda ya da ikinci yılın başında başladıysanız) çocuğu alıştırmaya idrar ke­sesi idrarı iki saat süreyle tutabilecek hale geldiğinde başlayın. Böylece :
1)İdrar kesesinin yeteri kadar heliştiğine emin olabilirsi­niz. Aksi halde çocuğa bedensel kapasitesini aşan bir alışkanlığı vermeye uğraşmak faydasızdır.
2)İdrar kesesi bu iki saat zarfında tamamen dolmuştur. İki saat altını ıslatmayan bir bebeğin idrar kesesi yeteri kadar dolmuştur ve her an boşalmaya hazırdır. Bu suretle çocuğu uzun süre oturak iskemlesinde beklemek zahmetinden kurtarırsınız.
3)Alıştırmayı tedricen yapabilirsiniz. Başlangıçta her İki saatte bîr çocuğu iskemleye oturttuğunuz hâlde çocuğun altını ancak iki ya da üç günde bir kuru bulabilirsiniz. Sonra, hatalar geçtikçe, çocuğun altını gitgide daha kuru bulduğunuzu fark ederslniz. Artık çocuğa küçük külotlar giydirmek ve onu bezden kurtarmak zamanı gelmiş demektir.
Genellikle bu alıştırma sırasında, çocuk önce gündüz uyku­sundan altını ıslatmamış olarak kalkmaya başlar. Bazı çocuklar da günün başka saatlerinde altlarını ıslatmamayı öğrenirler, ama önce gece bezini ıslatmadan uyumayı öğrenen çocuk sayısı pek azdır.
Geç sonuç veren alıştırma. Çocuğu kakasını rıaber vermeye alıştırmakta ağır sonuç veren bir metodu benimsemiş olan anneler (çocuğun on sekiz ya da yirmi dört ay arasında ha­ber vermesini veya başka çocukları taklit etmesini bekleyenler) çocuğu altını ıslatmamaya alıştırmak bakımından da aynı yolu seçmelidirler. On sekiz ilâ yirmi dört ay arasında kakasını an­nesine haber vermeyi öğrenen bir çocuk, aşağı yukarı bir ay ka­dar sonra çişi geldiğini fark etmeye başlar ve annesine bunu da haber verir.
Anne çocuğunun bu işi kendi kendine öğrenmesini, yani herkes gibi kendi kendine tuvalete gitmeyi istemesini beklerse, bebek yirmi dört aylıkken kendisi temiz tutmasını mutlaka öğ­renir diyebiliriz. Daha önceki bölümde de belirttiğim gibi ço­cuk temiz kalmayı yeni öğrendiğinde başarısına o derece sevi­nir ki her on dakikada bir tuvalete gitmek isteyip annesinin sab­rını taşırır.
Burada çocuğun temiz kalmaya alışma işini kendi kendine yapmasını bekleyen annelere söyleyecek bir sözüm var: Kendi­lerinin arada bir işe karışıp çocuğa teklifte bulunmalarının işi aksatacağını sanmasınlar. On sekiz ile yirmi dört ay arasında çocukların çoğu annelerinin isteklerini kabule hazırdırlar. Bu isteklerin çocuğa cazip bir şekilde söylenmesi yeter. Başka bir deyişle anne, çocuğa istediğini söylemekten kaçınmamalıdır. An­nenin bu arzusunu belirtmekten çekinmesinin faydası yoktur, ayrıca böyle bir davranış çocuğa da huzursuzluk verebilir.
Evden dışarıdayken altını ıslatan çocuklar. Bazı ço­cuklar iki yaşına doğru, oturak iskemlesine öyle alışırlar ki baş­ka bir yerde çiş etmeye kesinlikle yanaşmazlar. Çocuğunuz böy­le yapıyorsa onu külotunu ışlatsa bile sakın azarlamayın. Evden uzakta olduğunu: zaman çok sıkıştığı halde hiç bir yerde çiş edemiyorsa sıcak su dolu bir leğene oturtun. Çocuk hemen ihtiyacını görecektir. Fakat en iyisi çocuğu çeşitli yerlerde hatta sokakta çiş etmeye alıştırmaktır.
Erkek çocuk ayakta işemesini öğrenir. İki yaşındaki oğlunuz ayakta işemeye alışmamışsa canınızı sıkmayın. Eninde sonunda arkadaşlarına ve babasına bakarak bu işi yapmasını öğ renecektir.
Çocuk hangi yaştan itibaren gece altını ıslatmaz? Çocuğun gece altını ıslatmamasını öğrenmesi için en iyi çare­nin geceleri onu sık sık çişe kaldırmak olduğunu sananların sa­yısı pek çoktur. «Mademki çocuğum bütün gün altını ıslatma­mak bakımından iyi niyet gösteriyor, onu acaba hangi yaştan itibaren gece çişe kaldırabilirim?» diye düşünen anneler, sorunu yanlış açıdan ele alıyorlar demektir. Sinirli ve inatçı çocuklar dı­şında diğer bütün çocuklar idrar keseleri yeteri kadar gelişti­ğinde gece yataklarını ıslatmaktan vazgeçerler. Hatta kimi ço­cukların daha bir yaşındayken ve anneleri onları oturak iskem­lesine hiç oturtmamış olduğu halde geceleri altlarını ıslatmadık­ları görülmüştür. Buna karşı oldukça çok sayıda çocuk, gündüz sık sık külotunu ıslattığı halde iki yılın sonunda ya da üçüncü yılın başında geceleri hiç çiş etmez. Hareketsiz insanlarda’ve uyku sırasında böbrek kendiliğinden daha yoğun ve daha az miktarda idrar yaptığından gece idrar kesesi daha yavaş do­lar.
Geceyi altını ıslatmadan geçirebilme yaşı çocuktan çocuğa değişir. Çocuklardan ancak pek azı bir buçuk yaşından evvel bunu yapabilecek hale gelir; çoğunluğu ise bu safhaya ancak iki-üç yaş arasında erişir. Geceleri altını ıslatmamasını ancak dört yaşına doğru becerebilen çocukların sayısı da az değildir. Erkek çocuklar bu bakımdan kızlardan daha geridedirler. Sakin çocuklar da sinirlilerden daha çabuk bu işi başarırlar. Burada kalıtımın da rol oynadığı bilinmelidir. Bana kalırsa gece çocuğa altını ıslatmamasını öğretmek için bir şeyler yapmaya hiç lüzum yoktur. İdrar kesesi yeteri kadar gelişir ve buna çocuğun eğitil­mesi de eklenirse her şey hallolur. Yalnız çocuk sabahları kuru kalkarsa duyduğu övüncü paylaşmayı ihmal etmemenizi salık ve­ririm.
Bazı anneler bu konuda daha faal bir rol oynamak isterler. Çocuk gündüz hiç altını ıslatmamaya başlar başlamaz geceleri de saat 22’de çocuğu uyandırırlar. Çocuk saat 22’ye doğru çişini ederse sabaha kadar idrar kesesi fazla dolmayacak o da altını ıslatmaktan kurtulacaktır. Bu bakımdan çocuğu bu saatte kaldır­mak doğrudur. Fakat gece uyandırılmaktan şikâyet etmeyen çocılkların yanında bundan fena halde sinirlenen, ağlayan ve çiş etmemekte direnen çocuklar da vardır. O zaman böyle bir teşeb­büsten vazgeçersiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Sitemap oktay usta yemek tarifleri kadın kadınca örgü kadın Saglik Yemek Tarifleri yemek tarifleri Sağlık saglik kadın örgü