<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın, kadınlar, cilt bakımı, tüp bebek, gebelik, doğum, zayıflama &#187; Jinekoloji</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlarsitesi.net/kategori/jinekoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlarsitesi.net</link>
	<description>kadın hastalıkları, diyet, yemek tarifleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 11:58:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Genital Mantar Enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/genital-mantar-enfeksiyonlari.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/genital-mantar-enfeksiyonlari.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 01:05:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=14043</guid>
		<description><![CDATA[Mikotik vajinit yani vajinal mantar enfeksiyonları, ilk defa 1849 defa hamile bir kadında tespit edilmiştir. Vajinal mantar enfeksiyonları her 4 kadından 3 ünde hayatının bir döneminde görülebilen bir rahatsızlıktır. Vajinal mantarlar, çoğunlukla gebelik döneminde ve çok fazla antibiyotik kullanımında oraya çıkan ve tedavisi oldukça kolay olan bir hastalık türüdür. Kolay tedavi edilebilen bir hastalık olmasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Mikotik vajinit yani vajinal mantar enfeksiyonları, ilk defa 1849 defa hamile bir kadında tespit edilmiştir. Vajinal mantar enfeksiyonları her 4 kadından 3 ünde hayatının bir döneminde görülebilen bir rahatsızlıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vajinal mantarlar, çoğunlukla gebelik döneminde ve çok fazla antibiyotik kullanımında oraya çıkan ve tedavisi oldukça kolay olan bir hastalık türüdür. Kolay tedavi edilebilen bir hastalık olmasına karşın, vajnal mantarlar kronikleşmiş ise kadının hem cinsel hayatını hem psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Vajinal mantar enfeksiyonlarına sebep olan mikroorganizmalardan en fazla görüleni Candida Albikans ismi verilen bir tür maya hücresidir. Vajinal mantar enfeksiyonlarının %67-95&#8242;inde bu mantar hücresi sorumlu tutulduğundan, vajinal mantar enfeksiyonları çoğunlukla vajinal kandidiyazis olarak tanımlanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Candida Albikansın, normalde vajinada zaten olan bir organizma mı yoksa hiçbir belirti vermeyen mi ve kadınlarda tespit edildiğinde kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir patojen mi olduğu henüz bir netliğe kavuşturulamamıştır. Erkek semeninde üretilemediğinden cinsel münasebetle bulaşan bir hastalık olarak kabul edilememektedir. Lakin yapılan incelemeler eşlerin aynı tipte mantar hücresi taşıdıkları tespit edildiğinden birçok doktor tedavi aşamasında eş tedavisi de uygulanması gerektiğini belirtir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vajinal Mantar Enfeksiyonuna Neden Olan Candida Albikans Hifleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vajinal Mantarlar Nasıl Bulaşır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-16801" title="genital-mantar" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/06/genital-mantar-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" />Vajinal mantar enfeksiyonunda, sürekli üreyen mikroorganizmalar çoğunlukla bir başkasından bulaşmazlar. <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.net">Kadın</a>ın zaten kendi vajinasında varolan maya hücreleri farklı sebeplerle aktif hale gelerek enfeksiyon yaratmaktadırlar. Yani vajinal mantarların havuzdan, denizden bulaşması pek mümkün değildir. Vajinal mantarlar çok ender olarak cinsel ilişki ile bulaşır. Lakin bir kadında vajinal mantar enfeksiyonun tespit edilmesi, o kadının mutlaka cinsel ilişki ile vajinal mantar hastalığı kaptığı anlamına gelmez. Zira hayatı boyunca hiç cinsel münasebeti olmayan kızlarda bile, vajinal mantar enfeksiyonları görülebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vajinal Mantar Enfeksiyonları Risk Faktörleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vajinada hiçbir belirti göstermeden var olan kandidalar, farklı faktörlerin etkisi ile aktif hale gelirler ve alışılmış belirtiler meydana gelmeye başlar.Vajinal mantar enfeksiyonlarını tetikleyen bazı etkenler şunlardır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Antibiyotikler:</strong> Geniş spekrtumlu olarak ifade edilen güçlü bazı antibiyotikler vajinanın normal pH dengesini bozar ve mantar enfeksiyonu için müsait bir ortam hazırlamaya başlar. Vajna mantar enfeksiyonlarına en çok etkili olan antibiyotikler ise tetrasiklin ve penisilin grubundaki ilaçlardır.<br />
<strong>Gebelik:</strong> Özellikle hamileleğin7-8-9 aylarında hücrelerdeki bağışıklığın azalması ile kandida gelişimi kolaylaşmaya başlar. Bunun yanında hamilelik döneminde vajinada glikojen ismi verilen maddenin artışı da vajinal mantar enfeksiyonlarının oluşumunu hızlandır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şeker Hastalığı:</strong> Kan şekeri seviyelerinin dengesiz ilerlediği, kontrolsüz diabette idrar ve vajinal salgılarda şeker seviyesi hızla artmaya başlar ve bu da vajinada mantar için uygun bir mekân hazırlar.<br />
<strong>Hormon kullanımı:</strong> yüksek oranda östrojen ve progesteron içeren hapların alımı kandidiazis görülme oranını arttırır.<br />
<strong>Naylon giysiler: </strong>Kadınların giyindiği naylon iç çamaşırları bölgede nemlenme ve terleme etkisi yaparak mikropların üremesine ortam hazırlar. Akabinde de vajinal mantarlar oluşabilir.<br />
<strong>Lokal allerjenler:</strong> kadınların kullandığı renkli tuvalet kâğıtları, tamponlar, parfümler, yüzme havuzundaki ilaçlar, pedler vajinal mantarlara sebep olabilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vajinal Mantarın Belirtileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vajinada mantar oluşumunda ortaya çıkan en net belirti çok fazla kaşıntı hissidir. Vajinal mantara bağlı vajina kaşıntı geceleri daha da artar. İdrar esnasında yanma, cinsel ilişki esnasında ağrı ya da acı hissetme vajinal mantarlardan kaynaklanabilmektedir. Vajina da ufak kızarıkları ve şişlikler meydana gelebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Vajinal Mantar Tedavisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vajinal mantar enfeksiyonları, hem çok kolay tedavi edilebilen hem de çok zor tedavi edilebilen bir hastalık türüdür. Vajinal mantar tedavisinde kısa sürede hastalık ortadan kaldırabilirken, zaman zaman tekrar edebilir. Vajinal mantar tedavisinde sistematik ve lokal ilaçlar kullanılır. Ancak vajinal mantar hastalığı sürekli devam ediyorsa eş tedavisi de uygulanabilir. Bunun yanında fitiller ve lokal ilaçlar vajinal mantar hastalığında tedavi edici etki gösterir. Vajinal mantar tedavisi sürecinde naylon iç çamaşır giyilmemesi, parfümlü pedler, sabunlu temizleme mendilleri, tamponlar vajinaya kullanılmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/genital-mantar-enfeksiyonlari.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahim Ağzında Yara</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzinda-yara.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzinda-yara.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2011 16:05:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Okunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=14011</guid>
		<description><![CDATA[Kadın üreme sistemi, birçok farklı çeşitte hücreden meydana gelmektedir. Bu sistemin farklı bölgelerinde çeşitli yapı ve türde hücreler bulunmaktadır. Hücre gruplarının farklı görev ve fonksiyonları vardır. Kimi hücreler salgı üretimi yaparken diğer hücre grupları ise altında yatan dokuları dış etkenlere karşı koruma görevindedirler. Farklı hücre grupları birbirlerinden çok keskin çizgiler ile ayrıdırlar. Bu ayrımın en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın üreme sistemi, birçok farklı çeşitte hücreden meydana gelmektedir. Bu sistemin farklı bölgelerinde çeşitli yapı ve türde hücreler bulunmaktadır. Hücre gruplarının farklı görev ve fonksiyonları vardır. Kimi hücreler salgı üretimi yaparken diğer hücre grupları ise altında yatan dokuları dış etkenlere karşı koruma görevindedirler.</p>
<p>Farklı hücre grupları birbirlerinden çok keskin çizgiler ile ayrıdırlar. Bu ayrımın en net görüldüğü yerlerden biride rahim ağzıdır. Rahim ağzını kaplayan hücreler yassı hücreler olarak tanımlanırken, rahim ağzı kanalını kaplayan hücreler ise salgı üretme özelliğine sahip silindirik hücreler olarak tanımlanır. Bu iki hücrelerin birleştiği noktaya ise bileşke veya transformasyon alanı denir. Transformasyon bölgesi son derece önemli bir alandır ve serviks kanserlerinin hepsi bu alandan başlamaktadır.</p>
<p><strong>Rahim Ağzında Yara Nedir?</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16798" title="rahim yarasi" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/06/rahim-yarasi.jpg" alt="" width="225" height="225" />Rahim ağzının dış tarafını oluşturan skuamöz hücrelerinin, bir kısmının veya tamamen yok olması servikal erozyon veya halk arasında tabir edildiği şekli ile rahim ağzında yara olarak tanımlanır. Aslında olması gereken skuamöz epitelin yerinde, rahim ağzı kanalının içinden gelen kolumnar hücreler yer almaktadır. Endoservikal kanalını meydana getiren doku daha kırmızı ve nazik bir yapıda olduğu için ve muayene esnasında yara ve iltihaplı bir doku halinde görüldüğü için erozyon veya yara olarak tanımlanmaktadır. Halbuki asıl gerçek, doku kaybı yani yara değil, yalnızca bazı faklı hücrelerin aslında olmamaları gereken yerde olmaları durumudur.</p>
<p>Söz konusu bu dokunun daha kırmızı görünmesinin sebebi dokuyu meydana getiren hücre tabakasının yassı epitel halinde çok katlı olmayışıdır. Silindirik epitel daha ince tabakalardan meydana geldiğinden, altta kalan kan damarları yüzeye daha yakın bir durumdadırlar ve haliyle daha belirgin haldedirler. Bu dokular daha kırılgan bir yapıya sahip oldukları için çok çabuk kanayabilirler ve enfeksiyon kapabilirler.</p>
<p><strong>Rahim Ağzı Yaralarının Nedenleri Nelerdir?</strong></p>
<p>Rahim ağzı yaralarının sebepleri net olarak bilinmektedir. Genelde cinsel ilişki esnasında penisin bulaştırdığı mikrop veya <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.net">kadın</a>ın kullandığı tamponlar rahim ağzı yaralarına sebep olarak düşünülen etkenlerdir. Bunun yanında erkeğin kullandığı prezervatiflerin üzerindeki kimi kimyasallar, sperm öldürücü ilaçlar da rahim ağzı yaralarına sebep olabilmektedir.</p>
<p><strong>Rahim Ağzı Yaralarının Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p>Eritroplaki hastaların çoğunda hiçbir belirti vermeden ilerler ve jinekolojik muayene esnasında rahim ağzı spekulum yardımıyla gözlenirken veya rutin jinekolojik kontroller esnasında smear alınırken ortaya çıkar. Bununla birlikte en çok rastlanılan şikâyet vajinal akıntıdır. Dışa doğru yönelmiş hücreler salgı yapmaya devam ettiği için vajinal akıntı olabilmektedir. Bu vajinal şeffaf, beyaz, kokusuz bir durumda iken enfeksiyon kapılmış ise akıntı kötü kokulu da olabilir. Bunun yanında çok fazla vajinal kanama görülebilir. Ayrıca cinsel ilişki esnasında da kanamalar görülür.</p>
<p><strong>Rahim Ağzı Yaralarının Tedavisi Nasıl Olur?</strong></p>
<p>Rahim ağzı yaraları çok zaman kendiliğinden iyileşmektedir. Doktora göründüğünüzde genelde lezyon tedavisi uygulanması tavsiye edilir. Bunun yanında yakma veya dondurma gibi rahim ağzı yaraları tedavi edilebilme yöntemleri mevcuttur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzinda-yara.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrılı Adet Görme</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/agrili-adet-gorme.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/agrili-adet-gorme.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 22:42:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[Beğenilenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=14031</guid>
		<description><![CDATA[Adet kanaması sırasında veya bir süre öncesinde, kasıklarda ağrı hissetmeye başlayıp bir süre sonra kramp tarzı ağrılara dönüşen ağrılara adet ağrısı denmektedir. Adet ağrıları, adet döneminin ilk başladığı yıllarda şiddetli hissedilirken, yıllar geçtikçe görülen adet ağrıları azalamaya başlar. Kadın 25 yaşına geldiğinde, duyduğu adet ağrıları hafiflemeye başlarken, özellikle doğum yaptıktan sonra daha da az adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Adet kanaması sırasında veya bir süre öncesinde, kasıklarda ağrı hissetmeye başlayıp bir süre sonra kramp tarzı ağrılara dönüşen ağrılara adet ağrısı denmektedir. Adet ağrıları, adet döneminin ilk başladığı yıllarda şiddetli hissedilirken, yıllar geçtikçe görülen adet ağrıları azalamaya başlar. Kadın 25 yaşına geldiğinde, duyduğu adet ağrıları hafiflemeye başlarken, özellikle doğum yaptıktan sonra daha da az adet ağrısı çekmeye başlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağrılı Adet Görmenin Sebepleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kadın adet kanaması sürecine girdiğinde, rahmi içinde biriktirdiği kanı atmak isterken kasılmalar göstermeye başlar. Bu esnada prostaglandin isimli bir takım sıvılar salgılanamaya başlar ve bu salgılanan maddeler rahim kasılmalarının kısmi sebepleri arasındadır. Bunun yanında rahim ağzının çok fazla dar olması, pelvik kısmında iltihaplanama olması, rahim içinde tümörler yani miyomlar olması, uterusda anormallikler yaşanması, adet sancılarına yani ağrılı adet görmeye sebep olan diğer etmenler arasında sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağrılı Adet Belirtileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<div id="attachment_16501" class="wp-caption alignleft" style="width: 260px"><img class="size-full wp-image-16501" title="ağrılı adet görme" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/04/agrili-adet.jpg" alt="" width="250" height="175" /><p class="wp-caption-text">ağrılı adet görme</p></div>
<p>Kadın karın bölgesinin hemen alt kısmında krampa benzeyen ağrılar hissetmeye başlar. Akabinde sırt ağrıları, baş ağrıları, mide bulantısı, bacakların üst bölümden ağrıları duyulmaya başlanır. Ağrılı adet kadınların ortalama yüzde yirmisinde görülen, hatta adet döneminin ilk gününde kadının günlük aktivitelerini kısıtlayacak oranda sancı duyulan bir durumdur olabilmektedir. Adet döneminde görülen ağrılar, sadece âdetin ilk 1 ya da 2 gününde sınırlı kalmıyorsa ve bütün adet günleri boyunca aynı şiddetle devam ediyorsa mutlaka bir hekime görünmek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağrılı Adet Görme Tanısı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ağrılı adet tanısı koymadan önce doktor <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.net">kadın</a>a bir takım sorular yöneltir. Adet ağrılarının ne zaman başladığını, adet ağrısını geçirmek için neler yaptığını, adet ağrısına eşlik eden başka ağrıların olup olmadığını, doğum kontrol hapı kullanıp kullanmadığını, şayet doğum kontrol hapı kullanıyorsa bu hapların adet ağrılarını azaltıp azaltmadığını, adet ağrılarının ilk günden itibaren başlayıp, ileriki günlerde şiddetini azaltıp azaltmadığını, adet ağrısı sebebiyle günlük işlerini yapıp yapamadığını sorar ve verilen cevapları değerlendirir. Akabinde gerekli görürse gerekli muayeneyi yapar ve rahimde herhangi bir enfeksiyon kapma riski veya herhangi bir kist olma riskine karşı kan ve idrar tahlilleri ile ultrason incelemesi isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağrılı Adet Görme Tedavisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ağrılı adet görme durumunuz hafif dereceli ağrı halinde ise doktorunuzun vereceği ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Adet ağrısı giderici ağrı kesicileri adet gününüzden bir gün önce içerseniz oluşacak adet ağrısını en hafife indirebilirsiniz. Bunun yanında adet ağrısı başladığında sıcak su torbasını ağrıyan bölgelere koymanız ağrınızı hafifletecektir. Ancak adet ağrılarınız bütün adet dönemi boyunca hiç azalamadan aynı şiddetle devam ediyorsa, kesinlikle doktora gitmeli ve doktorunuzun yapacağı tahliller sonucu gerekli gördüğü tedavi şekline uymalısınız. Bunun yanında ağrılı adet görme durumlarında, bazen doğum kontrol hapı da ağrıyı azaltmakta yararlı olur. Adet ağrısını azaltıcı etkisi olan çeşitli bitki çayları da ağrıyı azaltmak da azda olsa etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/agrili-adet-gorme.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahim Sarkması Tedavisi Nedenleri</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-sarkmasi-tedavisi-nedenleri.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-sarkmasi-tedavisi-nedenleri.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 19:55:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[rahim hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=13483</guid>
		<description><![CDATA[Rahim sarkması, kadın rahminin olması gereken yerden, vajinaya doğru inmesi durumudur. Rahim, karın tabanına bir takım bağ ve kaslarla bağlı olarak kendi yerinde sabit durur. Ancak rahmi tutan bu kas ve bağlar gevşemeye başladığında rahmin aşağı doğru sarkmasına neden olur. Rahim sarkması genelde, normal doğum yapmış kişilerde görülür. Zira normal doğum esnasında rahmi tutan bağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Rahim sarkması, kadın rahminin olması gereken yerden, vajinaya doğru inmesi durumudur. Rahim, karın tabanına bir takım bağ ve kaslarla bağlı olarak kendi yerinde sabit durur. Ancak rahmi tutan bu kas ve bağlar gevşemeye başladığında rahmin aşağı doğru sarkmasına neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkması genelde, normal doğum yapmış kişilerde görülür. Zira normal doğum esnasında rahmi tutan bağ ve dokularda gevşeme meydana gelebilir. Aynı zamanda menopoza girmiş kadınlarda östorjenin azalması ile ve senelerce devam eden gerilme ile kaslarda zayıflama rahim sarkması görülebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkması hafifi derece de sizi rahatsız etmeyecek sevideyse herhangi bir rahim sarkması tedavisi gerektirmez. Ancak rahim sarkması hat safhada ise ve sizi çok rahatsız ediyorsa cerrahi yoldan rahim sarkması tedavisi olabilirsiniz. Bunu yanında vajinaya bir destekleyici alet kullanarak rahim sarkmasını önleyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rahim Sarkması Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-13616" title="rahim-sarkmasi" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/03/rahim-sarkmasi.jpg" alt="" width="277" height="221" />Rahim sarkması, durumuna göre farklı belirtiler gösterebilir. Rahim sarkması hafifi derecede ise hiçbir belirti göstermez. Ancak rahim sarkması daha ciddi bir durumda ise görülen belirtiler şöyle sıralanabilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Cinsel ilişki esnasında ağrı hissedilmesi.<br />
Vajinadan çıkan rahim görüntüsü.<br />
Sık sık yaşanan bel ağrıları.<br />
Alt karın bölgesinde ağrı hissetmek.<br />
Rahim sarkması durumunda kadın otururken vajinada bir dolgunluk hissi duyar ve sanki ufak bir topun üzerinde oturuyormuş gibi hissedilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Risk Faktörleri Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkmasını tetikleyen etkenler, risk faktörlerini ortaya çıkarır. Bunlar arasında;</p>
<p style="text-align: justify;">Çoğul gebelikler, normal doğum, büyük bebek doğumu, anne adayının yaşının büyük olması, ağır yük kaldırmak, sürekli öksürükler, tuvalette fazla ıkınarak dışkılamak, aşırı şişmanlık, kronik kabızlıklar, bir takım akciğer hastalıkları gibi etkenler sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Doktora Ne Zaman Başvurmalı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkmasına bağlı vajinada doluluk hissi veya cinsel ilişki esnasında ağrı gibi şikâyetler varsa, idrarda veya dışkılama esnasında sorunlar yaşıyorsanız doktora hemen başvurmanız gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rahim Sarkması Teşhis Nasıl Konur?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkmasının teşhisi doktorunuzun yapacağı jinekolojik muayene ile konur. Doktorunuz muhtemelen size daha önceden doğum yapıp yapmadığınızı soracaktır. Ardından ultrasoun, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme teknikleri de uygulanabilirmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rahim Sarkması Nelere Yol Açabilir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkmalarında durum çok vahimse vajinada yaralar meydana gelebilir. Zira rahim sarkması, vajina duvarı ile dışarıdaki cilde sürtüne sürtüne yara oluşmasına sebep olur. Bunun yanında ender de olsa mikrop kapmalar görülebilir. Rahim sarkmasına bağlı idrar da zorluklar yaşanabilir. Akabinde idrar yolu enfeksiyonları gelişebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rahim Sarkması Tedavisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rahim sarkması sizi rahatsız edecek durumda değilse herhangi bir tedaviye ihtyaç yoktur. Ancak hata safhaya gelmiş ise ameliyat olmanız gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-sarkmasi-tedavisi-nedenleri.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miyom Oluşma Sebebpleri, Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/miyom-olusma-sebebpleri-belirtileri-ve-tedavisi.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/miyom-olusma-sebebpleri-belirtileri-ve-tedavisi.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 22:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[miyom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=12796</guid>
		<description><![CDATA[Miyom, kadın rahminin normal yapısında var olan ve rahmin kasılmasını sağlayan, düz kas dokularından kaynaklanan iyi huylu kitle olarak tanımlanır. Hangi kadınlarda miyom bulunur? Miyomlar genelde her 100 kadının 15 inde görülen, ufaklı büyüklü çapları olan, az ya da çok sayıda olabilen, bazıları belirti verirken bazıları hiçbir belirti vermeyen kitlelerdir. Miyomlar genelde 30 yaş ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Miyom, kadın rahminin normal yapısında var olan ve rahmin kasılmasını sağlayan, düz kas dokularından kaynaklanan iyi huylu kitle olarak tanımlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hangi kadınlarda miyom bulunur?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Miyomlar genelde her 100 kadının 15 inde görülen, ufaklı büyüklü çapları olan, az ya da çok sayıda olabilen, bazıları belirti verirken bazıları hiçbir belirti vermeyen kitlelerdir. Miyomlar genelde 30 yaş ile 40 yaş arasındaki kadınlarda tespit edilir. Bunun yanında çok nadir olsa da bazen ergenlik çağı veya ergenlik çağı öncesinde miyomlara rastlanabilir. Ayrıca menapoza giren kadınlarda daha önceden miyom vardı ise, menopozla birlikte miyomlarda küçülme hatta yok olma görülür. Bunun sebebi kadınların menopoz döneminde vücutlarında östrojen hormonların salgılanması azalmaya başlar.<br />
Bir <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.net">kadı</a>n rahminde miyomların tespiti esnasında bir miyom veya birden çok miyom varlığı da tespit edilebilir. Miyomların çaplarına bakılınca 1 cm lik miyomlarla karşılaşılabildiği gibi, 30 cm lik miyomlarla da karşılaşılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Miyom oluşma sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Miyom oluşma sebepleri araştırıldığında en dikkat çekici görülen sebep kalıtsal olma ihtimalidir. Zira birinci derece akraba bireylerinde miyom varsa kişide de miyom olma ihtimali yüksektir. Çok yüksek ostrojen içeren doğum kontrol haplarının miyop oluşumunda ve var olan miyopların büyümesi üzerinde etkili olduğu görülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Miyom belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-12836" title="miyom resmi" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/03/miyom-resmi.jpg" alt="" width="328" height="264" />Miyom oluşum esnasında veya var olduğu süreçte hiçbir belirti göstermez ve çoğunlukla herhangi bir jinekolojik muayene esnasında tesadüfen ortaya çıkar. Bunun yanında miyom rahim içinde var olmaya başladığı zaman idrar torbanıza baskı yapmaya başlayabilir ve akabinde de sık sık tuvalete itme ihtiyacı duyabilirsiniz. Miyom oluşan kadınlarda çok fazla adet kanaması görülebilir. Dolayısıyla fazla adet kanamasına bağlı olarak kansızlık sorunu baş göstermeye başlar. Miyomlar büyüdükçe diğer organları ittiği için karın bölgesinde sebesiz şişlikler meydana gelmeye başlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Miyomlar kansere dönüşür mü?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Miyomların kansere dönüşme ihtimali yok denecek kadar azdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Miyom tedavisi nasıl olur?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Miyom saptandıktan sonra miyom tedavisinde en az tercih edilen tedavi yöntemi ameliyat yöntemidir. Çoğu zaman ameliyata gerek kalmadan miyom tedavisi uygulanır. Şayet ameliyat gerekirse ve çocuk yapma durumu yoksa rahmin tamamen alınması söz konusu olabilir. Bunun yanında hormon tedavisi, miyomektomi, histeroktomi, embolizazyon tedavi yöntemleri kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/miyom-olusma-sebebpleri-belirtileri-ve-tedavisi.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jinekolojik muayene nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/jinekolojik-muayene-nasil-yapilir.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/jinekolojik-muayene-nasil-yapilir.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 23:39:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=12343</guid>
		<description><![CDATA[İster bekâr olsun, ister evli olsun bütün kadınların altı ayda bir ya da en azından yılda bir kez jinekolojik muayenesi olmaları gerekir. Gerek gebelik muayenesi için, gerek muhtemel kadın hastalıklarında erken tanı ve erken tedavi şansı için olsun. Yılda hiç olmazsa bir kez jinekolojik muayene çok önemlidir. Jinekolojik muayeneyi kontrol amaçlı yaptıracaksanız en uygun dönem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İster bekâr olsun, ister evli olsun bütün kadınların altı ayda bir ya da en azından yılda bir kez jinekolojik muayenesi olmaları gerekir. Gerek gebelik muayenesi için, gerek muhtemel kadın hastalıklarında erken tanı ve erken tedavi şansı için olsun. Yılda hiç olmazsa bir kez jinekolojik muayene çok önemlidir. Jinekolojik muayeneyi kontrol amaçlı yaptıracaksanız en uygun dönem regl döneminizin yani adet döneminizin bitimindeki ve henüz cinsel ilişkiye girmeden gideceğiniz dönemdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Jinekolojik muayene öncesinde atacağınız ilk adım, doktorunuzun öykü almasıdır. Öykü almanın tıp açısından ifadesine anamnez denilmektedir. Kinekolojik muayenenin ilk adımı öykü alınmasıdır. Öykü alınması jinekolojik muayenene açısından son derece önemlidir. Şayet ilk kez doktorunuzla jinekolojik muayene için randevulaşmış iseniz, doktorunuzun sizi tanıyıp var olan veya var olabilecek problemleri bilmesi ve fikir sahibi olması açısından önem taşır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/02/jinekolojik-muayene.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-12607" title="jinekolojik muayene" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/02/jinekolojik-muayene.jpg" alt="" width="372" height="245" /></a>Jinekolojik muayene esnasında doktorunuzla aranızda sıkı bir sır ortaklığı meydana gelir. Doktorunuz aktaracağınız bütün bilgiler, sadece doktorunuz ve sizin aranızda kalır. Kesinlikle üçüncü bir kişiyle paylaşılmaz. Aileniz, eşiniz, arkadaşınız dâhil olmak üzere hiç kimse tarafından bilinmez, bütün bilgiler gizli tutulur. Jinekolojik muayene sırasında siz dilerseniz yanınıza bir yakınınızı alabilirsiniz, bu sizin tercihinize kalmış bir şeydir. Öykü alma esnasında ilk adım sizin kişisel bilgilerinizle alakalıdır. Yani adınız, soyadınız, yaşınız, mesleğiniz, medeni haliniz, evlilik süreniz, bekârsanız cinsel ilişki durumunuzun varlığı gibi bilgiler içerir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ardından jinekolojik öykünüz alınmaya başlanır. Doktorunuz size adet düzeninizi sorarak bilgi sahibi olmaya çalışır. Adet döneminizin yani regl döneminizin kaç günde bir olduğunu, kaç gün devam ettiğini, kanama oranının nasıl olduğunu sorar. Son adet olduğunuz günün tarihini, iki adet dönemi arasında ara kanama olup olmadığını, son adet döneminizdeki kanama oranının her zamankinden az veya çok olup olmadığını, adet döneminde ağrı çekip çekmediğinizi, cinsel ilişki sırasında kanama veya ağrı, acı hissedip hissetmediğinizi, vajinal akıntılar yaşayıp yaşamadığınız, varsa vajinal akıntı rengi, miktarı kokusu hakkında kısa bilgi, vajinal kaşıntı sorununuzun olup olmadığını, idrar halinde iken yanma hissi veya çok sık idrara çıkma gibi durumlarınızın olup olmadığını, tüylenme sorununuzun olup olmadığını, daha önce jinekolojik muayene geçirmiş iseniz ne zaman olduğunu, testler yapılıp yapılmadığını sorar.</p>
<p style="text-align: justify;">Jinekolojik muayenede şikâyetinizin konusu ile ilgili doktorusunuz size daha önceden hiç hamile kalıp kalmadığınızı, şayet gebe kamış iseniz sonucunu yani doğurmanız, kürtaj veya düşükle sonuçlanması gibi soruların cevaplarını arar. Bunun yanında daha önce gebe kalmış iseniz gebelik esnasında yaşadığınız sorunlar var ise bunlara değinir, doğum yapmış iseniz sezaryen doğum mu, normal doğum mu veya daha farklı bir doğum şekli ile mi doğum yaptığınızı sorar, daha önce ve o anda kullandığınız bir doğum kontrol yöntemi varsa bunları bilmek ister.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tür ön bilgilerin aktarıldığı kısa sohbetin ardından jinekolojik muayeneye geçilir. Jinekolojik muayene başlamadan önce tuvalete giderek mesanenizi boşaltmalısınız. Ardından muayene odasına geçerek iç çamaşırınızı çıkarıp üzerinize oradaki örtüyü örtüp, bacaklarınızı jinekolojik masanın özel bölümlerine koymalısınız. Bu sırada size doktorunuzun hemşiresi veya asistanı yardımcı olacaktır. Bu şekilde aldığınız pozisyona jinekolojik pozisyon denir. Bu pozisyon sizi ilk etapta ruhsal açıdan biraz rahatsız etse de, jinekolojik açıdan en doğru yatış şekli budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Jinekolojik muayene 3 etaptan oluşmaktadır. Dış genital organ muayenesi, spekulum inclemesi, bimanuel muayene. Bekâr beyanlarda kesinlikle elle veya herhangi bir cihazla jinekolojik muayene yapılmaz. Görsel olarak dış genital organlar değerlendirilir bunun yanında karın bölgesinden ultrasnografi ile yumurtalıklarınız ve rahminiz izlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dış genitallerin muayenesi yapılırken, doktorunuz eldivenlerini giyer ve dış genital organlarını incelerler. Kızarıklıklar, akıntı, siğil, olup olmadığı araştırılır. Sadece birkaç saniye sürecek olan bu jinekolojik muayenede hiçbir acı ya da ağrı duymazsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Spekulum ile jinekolojik muayenede, rahim ağzının ve vajinanın incelenmesi aşamasında kullanılan metal veya plastik bir alet türüdür. Bu spekulum incelemedeki alet kapalı olarak vajinaya konulur ve vajinanın içinde açılır. Kullanılacak olan bu spekulum sizin yaşınıza, doğum sayınıza, vajina yapınıza göre seçilir.<br />
Bimanuel jinekolojik muayene ise doktorunuzun elle yaptığı jinekolojik muayenedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/jinekolojik-muayene-nasil-yapilir.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri Aşısı</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzi-kanseri-asisi.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzi-kanseri-asisi.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2011 22:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[aşılar]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[rahim hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[rahim kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=11911</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada her yıl rahim ağzı kanserinden 240 bin kadın öldüğü bilinir. Rahim ağzı kanserini önleyen aşı u aşamada FDA tarafınca onaylandı. Yeni üretilen rahim ağzı kanseri aşısı HPV tip 6, 11, 16 ve 18’in neden olduğu kanser öncesi düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri de önlemektedir. HPV (Human Papilloma Virus) cinsel ilişki esnasında geçen bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada her yıl rahim ağzı kanserinden 240 bin kadın öldüğü bilinir. Rahim ağzı kanserini önleyen aşı u aşamada FDA tarafınca onaylandı. Yeni üretilen rahim ağzı kanseri aşısı<br />
HPV tip 6, 11, 16 ve 18’in neden olduğu kanser öncesi düşük dereceli lezyonları ve genital siğilleri de önlemektedir. HPV (Human Papilloma Virus) cinsel ilişki esnasında geçen bir tür virüstür.</p>
<p><strong>Yeni Piyasaya Çıkan HPV Aşısı Koruma Amaçlı Mı?</strong><br />
Genel itibariyle koruma amaçlı bir aşıdır. HPV 6, 11, 16, 18 tiplerine maruz kalmamış kadınlarda, rahim ağzı kanserine karşı yüzde 100 koruma sağlamaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısı 9 ila 26 yaş arasındaki <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.net">kadın</a>lara uygulanabiliyor. Zaman ilerledikçe 26 yaş üzeri kadınlara da rahim ağzı kanser aşısı yapılması için çalışmalar sürüyor.</p>
<p><strong>HPV aşısı nasıl uygulanır?</strong></p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-11988" title="rahim-agzi-kanseri-asisi" src="http://www.kadinlarsitesi.net/wp-content/uploads/2011/02/rahim-agzi-kanseri-asisi-300x164.jpg" alt="" width="300" height="164" />HPV aşısı yani rahim ağzı kanseri aşısını 6 ay süre içersinde 3 kez yapıyorlar. Rahim ağzı kanseri aşısının ilk dozu yapıldıktan 2 ay sonra ikinci rahim ağzı kanser aşısı uygulanıyor ve 6.ayda da son aşı yapılıyor. Rahim ağzı kanser aşısı yapılan yerde ender de olsa ağrı, şişlik ve kızarıklık görülebildiği gibi, bazı kişilerde de halsizlik ve yorgunluk şikâyetleri de olabiliyor, ancak bu geçici bir durum. Rahim ağzı kanseri aşısı yapılmadan önce vajinadan örnek alınıyor ve HPV tiplemesi yapılıyor. Şayet kadının daha önceden cinsel ilişkisi olmamış ise u örnek alma uygulamasına gerek kalmıyor.</p>
<p><strong>HPV Aşısının Etkisi Ne Kadar Sürer?</strong><br />
Rahim ağzı kanseri aşısının ne kadar etkili olduğu konusunda kesin bir bili yoktur ancak yapılan araştırmalar 5 yıl kadar kadını rahim ağzı kanserinden koruduğunu göstermiştir.</p>
<p><strong>HPV Aşısı Gebelerde Yapılabilir Mi?</strong><br />
Hamile kadınların rahim ağzı kanser aşısını yaptırılması önerilmiyor. İlk dozu kadın yaptırdıktan sonra hamile kalırsa kalan dozları doğumdan sonra yaptırması öneriliyor.</p>
<p><strong>HPV Aşısının Ücreti Nedir?</strong><br />
Aşının üretildiği Amerika Birleşik Devletlerinde rahim ağzı kanseri aşısının 3 dozun toplam ücreti 360 dolar olarak belirlenmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/rahim-agzi-kanseri-asisi.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Smear Testi Nedir Ve Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/smear-testi-nedir-ve-nasil-yapilir.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/smear-testi-nedir-ve-nasil-yapilir.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 22:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bircan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=11493</guid>
		<description><![CDATA[Smear testi rahim ağzı kanseri ve kanser öncesi durumun saptanmasını sağlayan bir tarama testidir.Bu testle kanserde erken teşhis ve tanı ile birlikte erken tedavi ile kanser oranında büyük düşüş kaydedilmektedir. Rahim ağzı kanseri tedavisinde başarı oranı yok gibidir,buna rağmen erken kanser öncesi lezyon aşamasında veya çok erken evre kanser aşamasında teşhis sonucu başarı oranı çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Smear testi rahim ağzı kanseri ve kanser öncesi durumun saptanmasını sağlayan bir tarama testidir.Bu testle kanserde erken teşhis ve tanı ile birlikte erken tedavi ile kanser oranında büyük düşüş kaydedilmektedir.</p>
<p>Rahim ağzı kanseri tedavisinde başarı oranı yok gibidir,buna rağmen erken kanser öncesi lezyon aşamasında veya çok erken evre kanser aşamasında teşhis sonucu başarı oranı çok yüksektir.Bu nedenle erken tanı ve etkili tedavi çok önemlidir. Buradada  smear testi oldukça önemlidir.smear testi aynı zamanda vajina ve rahim ağzındaki enfeksiyonların tanı ve tedavisi için de çok önemlidir.</p>
<p>Smear testi jinekolojik muayene sırasında tahta spatül, pamuklu çubuk yada özel küçük fırçalarla rahim ağzı ve çevresine sürülerek hücreler alınması , alınan hücrelerin mikroskop lamı üzerine yayılarak ,patoloji laboratuarında mikroskopik incelemesi ile gerçekleşir.Bu işlem sırasında hasta herhangi bir rahatsızlık ve ağrı hissetmez.</p>
<p>Smear test 18 yaştan  itibaren     cinsel       yönden          aktif bir kadında yılda bir kez yapılmalıdır.Tek eşli ve üç yıl üst üste yapılan testlerde hiç anormal hücre saptanmamış durumlarda bu sıklık azltılabilir.Sigara içen ,ilk ilişkisini 18 yaş altında yaşamış olanlar ,birden çok partneri olanlar,hpv virüsü gibi bazı viruslerin saptandığı kadınlar, kanser riski olanlarda her yıl yapılmalıdır.</p>
<p>Rahimi alınmış kadınlarda yılda bir kez smear testi yapılmalıdır.Vajinayı kaplıyan hücreler rahim ağzındakine benzer ve hücresel değişiklik gelişebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/smear-testi-nedir-ve-nasil-yapilir.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet Öncesi Sancıları</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/adet-oncesi-sancilari.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/adet-oncesi-sancilari.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2011 22:37:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bircan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=11354</guid>
		<description><![CDATA[Bazı kadınlarda adet kanamalarının başlangıcında yada  bir kaç gün öncesinden başlıyan ağrılı bir adet dönemi (dismenore) olmaktadır.Bu ağrılar karnın alt kısmında kasılma ve kramp şeklinde olabilir,sırt ,baş ağrısı, bulantı,bacak iç kısımlarında yanma hissi,hassayiyet ile birlikte adet öncesi gerginlik sendromuda gelişebilir.Tüm bu şikayetler bazen günlük hayatın aktivitelerini kısıtlıyacak ölçüde gelişebilir.Bu ağrılar normal adet dönemine denk değilse, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı kadınlarda adet kanamalarının başlangıcında yada  bir kaç gün öncesinden başlıyan ağrılı bir adet dönemi (dismenore) olmaktadır.Bu ağrılar karnın alt kısmında kasılma ve kramp şeklinde olabilir,sırt ,baş ağrısı, bulantı,bacak iç kısımlarında yanma hissi,hassayiyet ile birlikte adet öncesi gerginlik sendromuda gelişebilir.Tüm bu şikayetler bazen günlük hayatın aktivitelerini kısıtlıyacak ölçüde gelişebilir.Bu ağrılar normal adet dönemine denk değilse, 2-3 günden uzun sürüyorsa, her zamandan daha şiddetli ve farklı  ise, hasta  mutlaka bir hekime görünmelidir.</p>
<p>Sancılı adet normal  uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu sırada  uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere   aşırı duyarlılık olması  ağrının oluşma nedenidir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında gelişir.genel  olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlamanın  olduğunun göstergesidir.</p>
<p>Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında spiral kullanımı, Rahimağzı (serviks) girişinin kürtaj, enfeksiyon gibi sebeplerle daralmış olması ve bu  nedenle adet kanının  zorlukla atılması sayılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/adet-oncesi-sancilari.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüpleri Kapalı Kadın Gebe Kalabilir Mi?</title>
		<link>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/tupleri-kapali-kadin-gebe-kalabilir-mi.0.html</link>
		<comments>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/tupleri-kapali-kadin-gebe-kalabilir-mi.0.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2011 22:02:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bircan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlarsitesi.net/?p=11187</guid>
		<description><![CDATA[Tüpleri doğuştan kapalı olan kadınlar tüp bebek tedavi yöntemiyle gebe kalabilmekte . Ancak böyle bir durumda  tüp bebek uygulamasına gerek kalmadan Mikricerrahi tekniğiyle sorun çözülebilmektedir.Aynı zamanda tüpleri bağlanmış ama tekrar çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda da mikrocerrahi tekniği başarıyla uygulanmaktadır.Bu tedavinin uygulanması özel eğitimden geçmiş uzmanlar tarafından yapılmaktadır.Bu teknikte tüplerin tıkalı olan kısımları mikroskopik yöntemle  çıkarılıp sağlıklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tüpleri doğuştan kapalı olan kadınlar tüp bebek tedavi yöntemiyle gebe kalabilmekte . Ancak böyle bir durumda  tüp bebek uygulamasına gerek kalmadan Mikricerrahi tekniğiyle sorun çözülebilmektedir.Aynı zamanda tüpleri bağlanmış ama tekrar çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda da mikrocerrahi tekniği başarıyla uygulanmaktadır.Bu tedavinin uygulanması özel eğitimden geçmiş uzmanlar tarafından yapılmaktadır.Bu teknikte tüplerin tıkalı olan kısımları mikroskopik yöntemle  çıkarılıp sağlıklı kısımlar birbirine yeniden ekleniyor.Böylece tüp bebek yöntemine gerek kalmadan bebek sahibi olabiliyor hasta.Nedeni ne olursa olsun tüm tüpleri kapalı olanlarda olumlu sonuç veren bir tedavi yöntemi mikrocerrahi tekniği.</p>
<p>Bu tedavi yönteminde kadın tüpleri çok ince bir yapı gösterdiği için ancak çok özel bir mikroskop ile işlem sürdürülebilir.Tüplerdeki tıkalı kısımlar çıkarılıp sağlam kısımların birleştirilmesiyle yeniden bütünlük sağlanır ve kadın doğal yoldan hamile kalabilir. Ancak tüplerde fazla yapışıklık olmaması ve birleştirilen kısmın uzunluğu dört santimden uzun olması çok önemlidir.</p>
<p>Jinekolojik mikrocerrahi yöntemi tüp bebeğe göre daha zahmetsiz ve daha az masraflıdır.Bu operasyon sonucunda 6-7 içinde hamile kalabiliyor hasta ve bu  yolla hamile kalan kadınlar sorunsuz bir hamilelik dönemi geçiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlarsitesi.net/jinekoloji/tupleri-kapali-kadin-gebe-kalabilir-mi.0.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

